Sohbetül hakkani_13

Posted on 26 Aralık 2010

0


Sohbet 13

Euzûbillâhimineşşeytanirracîm Bismillahirrahmanirrahîm….

Allah bizi şeytana uydurmasın, şeytana uymak demek yolunu şaşırdı demek. Bismillah: Allah’ı bırakma demek. Besmeleyi çeken adam Allah’ı bırakmadı. Besmeleyi unuttu mu Allah’ı bıraktı demek. Allah’ı bırakan adamın işi; işte bırakanlar ne hale geldi? Rezîl oldu. Dünyada da rezillik var, âhirette de rezillik var.

  •   Bileceksin, kabul edeceksin ki; Allah’ın yolu en doğru yoldur.
  •   İnanacaksın îman getireceksin ki, Allah’ın nîzamı en üstün nîzamdır.
  •   İnanacaksın ki; islam insanlar için Cenâb-ı Hakk’ın göndermiş olduğu her zaman ve mekânda işleyen bir nîzamdır.

 Bu nîzamın işleyemeyeceği zaman ve mekân yoktur. Her zaman ve mekânda ve her cins ve her çeşit insanlara uyan, Allah’ın dîni islamdır. Bileceksin kabul edeceksin. Kabul eden kimse, islâmı takdir eden adam, islâmı bırakmaz. İslâmı takdir etmeyen adam islâmı bırakır.

 Şimdi burada bir soba var, bu sobayı kullandığımızda bu sobanın işe yaradığını sen takdir ettiğin vakitte bunu dışarı koyar mısın? Yollarda atılmış gaz ocakları var, televizyonlar var, buzdolapları var. Sahibi işe yaramaz olduğu  için sokaklara atmıştır. İşe yarayanı evde tutuyor, işe yaramayanı dışarıya atıyor. İşe yarayan takdir edilmiş demektir ki, evde tutuyor. Bu çok ucuz cinsinden bir sobadır; ne boyası, ne cilâsı kaldı fakirin lâkin işimize yarıyor, binâenaleyh biz onu tutuyoruz. İşe yaradığından dolayı takdir ediyoruz. Peki, bir kimse bir şeyi takdir ederse  atmaz. Attığı vakitte takdir etmediği mânâsındadır. Yani senin yanında kıymeti yoktur “At gitsin yahu!”

 İslâmı takdir eden adam tutar, islâmı takdir etmeyen adam atar. Bundan ibarettir, uzun boylu kavgaya hâcet yok. Biz seksen senedir diyoruz ki; “islam işe yarar”. Seksen sene evvelinden biz islâmı kapının önüne koyduk. “Kim isterse alsın, bize yaramaz. Arkasına düşeceğimiz de yok, üstünde ne münâkaşa ne de pazarlık kabul ederiz. Bizim işimize yaramaz, at dışarıya!” diyorlar. Bundan ibâret. Şusu busu değil, şaşı maşı deme, kör de gitsin. Seksen senedir islamı takdir etmediler. Osmanlı takdir etti islamı.

― İslam kimindir? İslama kim sahiplik yapar?

 İslam Cenâb-ı Hakk’ındır. İslamın takdirini de Cenâb-ı Hakk yapar. 1500 senedir islam geleli Avrupanın kâfiri, Amerikanın kâfiri, Rusun, Çinin, Afrikanın kâfiri, Asyanın kâfiri islamı takdîr etmiyor. “Almayın, biz kabul etmiyoruz!” diyor. Hristiyan, yahudi, protestan, hindu, budist emsâli puta tapan bir sürü insan islâma hayır dedi, desin! Bizimkiler de onlara uydu yetmiş senedir islamı kapının önüne koydular.

― Avrupanın kâfiri ne oldu? Dünyadaki  islamı reddeden kâfirler neticede ne oldu?

 En pis hayata düştüler, islamın dışındaki insanlar şimdi en rezilâne hayatı sürüyorlar. İslamın içinde de islamı yaşamayanlar en rezilâne  hayata düştüler. Allah’a zarar var mı? Yok, Allah’a ne zarar olacak. Allah seni yarattı, akıl da verdi ve önüne bu islam nîmetini de koydu

Ey kulum, bu nimet senin için hazırlandı. Bunu sana ilâhi lütfum olarak veriyorum,

  •        Daha ileriye kabul et
  •        Daha ileriye bunu sev
  •        Daha ileriye bunu say
  •        Daha ileriye bunu başına tâc et

Allah böyle söylüyor yoksa başka türlü mü? Bizim beylerimiz, ağalarımız, paşalarımız ne diyor; “Biz Avrupayla beraberiz, Avrupa islâmı dışlıyor, istavrozun üzerinde dolaşıyor, onun için Avrupalıyız, Avrupalı kalacağız!”

 İddiaya bak sen! “Biz de Avrupa islamı reddettiği için biz de reddedeceğiz! Çünkü avrupa müslüman değildir onun için ileri gitmiştir bizde de ayakbağı islamdır, buna irticâ diyeceğiz, bunu reddeceğiz, belki ileri gideriz.” Bu böyle.

 Eskiden koşuyolu vardı, insanlar koştururdu. Bir de uzun menzilli koşu olurdu. Bazıları iki defâ onu dönünceye kadar, başkaları dört defâ dönerdi. Lâkin o iki defâ dönen adam bazı defa dört defâ dönenin önünde koştururdu. Zâhirde baktığında bu birinci, diğeri arkada durur ama bu arkadaki dört defâ döndü. Bu önde giden daha ikiyi tamamlamadı.

Nasıl yahu? Öndedir. İşte böyle mualâta demogoji derler, şimdi buna böyle aldatmaca var. Herif dört defa döndü bizim ahbap iki defa döndü ama önde görünüyor. Bre ahmak,o dört defâ döndü, bu önde koşan daha ikiyi bitirmedi.

 Evropa öyle zannediyor, Evropa veyâ batı, islam ile boy ölçüşmek davasındadır. İslamın getirmiş olduğu insan kıymetlerini takdir etmiyor. Onlar sadece yaptıkları tayyareler, toplar, tüfekler, füzeler, kompüterler, bunlarla insanlığı ölçüyorlar. Kendi hakîkatlerine bakamıyorlar.

― Hakîkaten  nerede ilerlediler?

 Vahşet ve canavarlıkta ilerdediler, insâniyeti kaybettiler. Lâkin aldatmacada kendilerini ileri diye satıyor mel’unlar ve insanî kıymetleri geliştiren, olgunlaştıran islama da,

  •  Geridir, bu gericiliktir, bu kabul etmeyin,
  •  Bizimle top tüfek yarışına gelin,
  •  İnsanları öldürmek yarışına girelim,
  •  İnsanları zehirlemek yarışına girelim,
  •  Medeniyetleri söndürmek yarışına girelim,
  •  Kültürleri tüketmek yarışına girelim,
  •  İnsanları, mamureleri harab etmek yarışına girelim,
  •  Bizimle gelin teknoloji yarışına girelim,

 En büyük yarıştır bu, ileriliğimiz belli olsun:

  •  Alaman mı ileri, Amerikan mı?
  •  İngilizler mi, Fransız mı?
  •  Rus mu ileri, Çin mi, Japon mu?

Buna bakalım diyor. Bizimkiler de “Biz de varız, biz de gelelim, bu işin içine girelim, bu dalgaya biz de tutunalım, gidelim biz de”

İşte bu hale düştük. İslamı takdir etmediğimiz için bu hale, bu rezâlete düştük. Daha rezillik var bunlara, daha bitmedi, işin başındadırlar diyor Allah. Onlar islamı zaten kabul etmedi, lâkin islamı kabul edipte kapı dışarı koyanlara katmerli rezillik var, azapta var. Allah bırakacak değil, aczimizle bize yapılsa ben sineye çekmem, Allah ne çekecek. Bunları rezîl edecek, elinde kudret varken, bunları rezîl etmez mi? Bin defa rezîl edecek. On bin defa da doğduklarına pişman olsunlar. İşte meselemiz bundan ibârettir. Malesef insanların kafaları değişti. Eski kafa derler.

  •        Bre ne yaptın? Yeni kafa eskidi de attın mı?
  •        Kafaları değiştirdin?    
  •       Eşek kafası mı, öküz kafası mı,
  •        Tilki kafası mı, kurt kafası mı,
  •        Ne kafası koydun be?

Elhamdülillah, bizim kafamız olduğu gibi duruyor, ya siz? Eşek kafasına döndünüz, öküz, deve, ayı, sırtlan, çakal, yılan, akrep kafasına döndünüz. Sizin ne kıymetiniz var. Kafanızı değiştirdiniz, siz kafanızda hoşnut değildiniz, değiştirdiniz. Biz Elhamdülillah kafamızı değiştirmeyiz, Allah bize insan kafası verdi, o kafadan memnunuz, şükür ederiz ve bunu tutmayı isteriz, değiştirmeyi istemeyiz. Eski kafa-yeni kafa, yetmiş seksen sene içinde îcad olan tabirlerden bu işte, bizim kafamız sağlamdır. İnsan kafasını değiştirip hayvan kafası mı koyacağız?

 Hasılı kelâm dünya yuvarlana yuvarlana, döne döne, âhir durağına yetişmektedir, yaklaşmaktadır ve çok kimselerin hoşlanmayacağı işler olacak. Sen zannetme ki bize karşı gelenlerin istediği olacak. Belki her günde doğduklarına bin defa pişman ettirecek Allahûzülcelâl. Onlar, istediklerinin olduğu tek gün görmeyecektir. Allah ile muharebe eden insan, insan olamaz, şeytan olması lâzım. Çünkü Allah’la ilk muharebeye kalkan şeytandır. Allah bizi kötü nefsin eline bırakmasın, onları da kurtarsın diyoruz lâkin iradesini ve aklını kullanmazlarsa kurtulmak zor. Azıcık bizde de istek olacak, azıcık aklımızı kullanmamızı istiyor Cenâb-ı Allah.

 Zilhiccenin hürmetine Beytullahta akan hüccâcı kirâm hürmetine, ya Rabbi! Kâfirler, islama karşı olanlar lâhza rahat görmesin, işleri altüst olsun, yerleri tarûmar olsun, efkârları bozulsun, âmin, âmin, âmin…

  • Allah Allah Allah Azîz Allah, Allah Allah Allah Kerîm Allah
  • Allah Allah Allah Subhân Allah, Allah Allah Allah Sultân Allah

Tek sultansın islamın sultanını, dînin pâdişâhını gönder, sultanların itibarını iade buyur. Bî hürmetil habibi bî hürmetil el-Fâtiha[1]


[1] 1 Nisan 1998/ 4 Zilhicce 1418  tarihli sohbetten yazıya alınmıştır.

Reklamlar
Etiketlendi:
Posted in: sohbet