Sohbetül hakkani_38

Posted on 26 Aralık 2010

0


Sohbet 38

Bismillâhirrahmânirrahîm.

― İnsanlar bu hayatta neye muhtaçtırlar?

İnsanlar bu dünya hayatında yol göstericiye muhtaçtırlar.

 “Yol gösterici” dediğimiz vakitte, burada iyi yolu gösteren kimselere muhtaç olmalarıdır. Aksine olan kimseler hakkında “yol gösterici” denmez, “yol şaşırtıcı” denir.

 Eskiden tüccarlar kervanlarla sefer ederlerdi. Seyyah olsun tüccar olsun, kafileler halinde bir yerden bir yere seyahat ederlerdi, yolda yolu gösterecek kimseler ararlardı. Eğer talihleri varsa, o kimselere selâmet yolu gösteren birine rastgelirlerdi ve selâmet yoldan geçerlerdi. Eğer talihleri yâver değilse, delil diye, yol gösterici diye yol kesici eşkiyânın adamına uğrarlardı. O eşkiyaların olduğu yolu gösterir, eşkiyaların tuzağına düşürürdü.

 Şimdi, bizim de bir delil bulmamız, bir yol gösterici bulmamız elzemdir, en mühim olan bir şeydir. Lâkin dikkat olunacak nokta delil olan, yol gösterici sıfatında olan kimselerin hüvviyetlerini tesbît edebilmektir. Çünkü insanlar dünyada ya iyi olan, selâmet olan yola yöneltilirler, o yola onlara delil olup o selâmet yola getiren kimseleri bulurlar veyâhut kötü olan yola onları sevkeden, aldatan kimselere rastgelirler. Binâenaleyh insanların en ziyâde muhtaç oldukları iyi yola onları sevkedecek bir yol göstericiyi bulabilmeleri, ona rastgelmeleri mühimdir ve bilhassa gençler ki, gençler genç olmayan kimselerin tamah ettikleri sınıftır. Ya hayırla onlara tamah ederler veyâhut şer ile onlara tamah ederler. İyi olan kimseler,

  •   Gençliği ve gençleri iyi yola kazanmak isterler,
  •   Gençleri kötü yola düşmekten korumak isterler,
  •   Kötü kimselerin ağına tutul­maktan sakınmak isterler,

 Gençler, bu gibi kimselere rastgelirse onlar hayatları boyunca selâmet olurlar, onların dünyaları da mâmur olur, onlar âhirette de ebedî saadeti ve selâmeti bulurlar. Onun aksine, ki bizim zamanımız o zamandır, gençliği kız olsun oğlan olsun,

  •  Gençleri kendi kötü arzularına kazanmak için,
  • Kötü arzularını tatmîn etmek için,
  •  Kötü fikirlerini tatbîk ettirmek için,
  •  Kötü niyetlerini yerine getirmek,o  yolda kullanmak için,
  •  Gençliğe pusu kurup gençliği tuzağa düşürmek için

Bu kötü yolları gösteren kimseler vardır. Bunlardan çok sakınmak lâzımdır. Çünkü genç gelip durur, genç olan kimse yürüyecektir,

  •   Daha hanyadan Konyadan haberi yok.
  •   Dünyadan, Mevlâ’dan haberi yok.
  •   Dostundan düşma­nından haberi yok.
  •   Daha hayırdan şerden fikri yok.

 Böyle hayrette iken akil ve baliğ olma çağına doğru yürürken, daha aklı kemâli bulmadan çoğu o kötü kimselerin gösterdiği pusuya düşürülüyor. O bataklığa düşürülmüş olan hesapsız kimse vardır. O bataklığa düşürüldükten sonra kurtuluş imkânsızdır.  

Sri lanka’da yaşayan vahşi hayvanlar üzerine bir döküman filmi gösteriyorlardı. Bir ayı bir de geyik. Geyik, başının üzerinde ağaç gibi boynuzlara sahipti. Ayı defâlarca hamle ettiyse de, o boynuzlarıyla ona saldırdığında geriledi ve önlerinde akan bir su vardı. O ayı, bir hududuna getirip o geyiğin boynuzuna takılıp hayvanı suya çekti, olanca kuvveti ile başının üzerine ağırlığını verip kendisini suyun içerisine gömdü. O hayvanın suyun içerisinde nefesi kesildi. Üzerine çullandı, onu yedi. Onun gibi, gençleri batağa batırdıktan sonra yemeğe hazır olan çok kurtlar var, ayılar var. Ayı ve kurt hesapsızdır, gençlerin ayıları ve kurtları tanıması gerekir. Gençler dikkat etmese işi bitti. Batak denizi de her yerde, batağa düşürdü mü hemen çekiverir, iflahını keser. O artık onundur,  onu yiyecek bitirecektir. Ne fizîki bünyesini bırakır, ne mânevi yapısını bırakır, berbat eder. Bu çok mühim olan bir noktadır.

 Dört kitaplık mesele bunun içerisin­dedir. Bu hitap bütün gençliğedir. İster gözünü açsın ister gözünü kapasın,

  •      Hesapsız aldatıcı usûlleri vardır,
  •      Hesapsız hîleleri vardır,
  •      Hesapsız tuzakları vardır.

Bilhassa gençlerin iyi yolu gösterici kimseleri aramaları şarttır. Onlar, iyi yol göstericiye muhtaçtırlar.

  •  Hayatlarının selâmeti için,
  •  Fizîki bünyelerinin gözetilmesi için,
  •  Mânevi yapılarının gözetilmesi için,P Dünyaları için,
  •  Âhiretleri için

― Kötü yol göstericinin birinci vasfı nedir?

Kötü yol göstericinin ilk vasfı, sende bir şeref duygusu, bir îman meyli, bir Allah korkusu ya da bir fazîlet duygusu görürse, sana ilk söyleyeceği,

 “Canım boş ver böyle şeylere inanılır mı? İnanma, aldatılma, böyle şeyler yok, aslı faslı yok. Biz ne zamanda yaşıyoruz? Bunlarla uğraşma, hayata bak!”

Dedi mi sen bundan anla. Bitti. Ben onları teşhis için başka söz söylemem. Bu sözden teşhis et, yaklaşma. O fenâ hastalığın mikrobunu taşıyan adam, bütünüyle boylu boyunca içten dıştan o hastalığa tutulmuş adamdır. Ondan kaç, kendisine;

 “Sen benden uzak dur! Sen hastasın, sen uyuzsun, sen kuduzsun, benden uzak dur, senin uyuzluğun sirâyet eder veyâ ısırır kuduz yaparsın. Sen hem uyuz olmuşsun hem kuduzsun” de.

 Allah ve âhireti inkâr edenler gençliği batağa düşürmek için yüz bin hîle kuran kimselerdir. Onları şahsen tanı. İlk budur, onlar inançsızdır, inançsız olanların hepsinde o sıfat vardır. Gençleri ağa düşürecek, kendi hırs ve arzularını tatmin etmek yolunda kullanacaktır. Onlara fırsat vermekten sakın. Bu bütün gençlere mühim olan nasihattir, değilse sonunda bu bir parmağını ısırır yirmi parmağı da sızlar çürür, çürütürler leş ederler, atarlar, “başkası gelsin” derler. Aldatılmış milyonlar var. Kız, oğlan resimleri koyarlar, onları resimlerle reklâm eder milleti çağırır, milletin parasını sağarlar. Ertesi sene o oğlanlar kızlar bitmiş, çürümüş, kokmuş olur. Onları atar, başkası gelsin der, ona beyaz insan ticareti derler. Gençleri avlayan o mel’unlar, lânet sıfatlılar, lânet suratlılar. Bizim eskiler “yüzünde meymenet yoktur” derlerdi.

Siz yol göstericiye muhtaçsınız. Bu nasihati tut, korkma, ister magribe git, ister maşrıka git, yanına gelen kurt mudur, sırtlan mıdır, ayı mıdır? Tanırsın. Genç tutuldu mu kurtulması zordur, kurtulmak istese de kurtulamaz. Kaç defa gazetelerde röportajlar çıkar:

 “Düştük, kurtulamıyorum” diyor. Tabanca ile geliyor genci zorla teslim alıyor. Yakaladıktan sonra posasını çıkarmadan bırakmaz, işe yaramaz hale gelecek. O bitecek ondan sonra atacak. Onda didiklenecek bir lokma et varken sırtlanlar onu da bırakmaz. Onun için sen sakın. Nere gidersen git bu sözü kulağına küpe yap. Allah sizi sırtlanlardan, ayılardan saklasın. Onlardan kurtuldun mu bir delîle muhtaçsın, bilhassa gençler iyi yolu göstericiye muhtaçtır.

Nâzm

O erler ki;gönül fezâsındalar,
Toprakta sürünme ezâsındalar.
Ne cennet tasası ve ne cehennem,
Sadece Allah’ın rızâsındalar..

 

Reklamlar
Etiketlendi:
Posted in: sohbet