Sohbetül hakkani_5

Posted on 26 Aralık 2010

0


 

Sohbet 5

Bismillâhirrahmanirrahîm

Bu asırda evliyâullahlar gizlidir. Onların çoğu geçen asrın başında bilinirlerdi, bir çok kimseler onları göremedigi için evliyâ kalmadı sanırlar. Oysa ki, onlar kendi halvetlerinde gizlenip otururlar. Var olmasaydılar bu dünya çoktan batardı. Evliyâullahtan bir tâne eksilse, onun yerine bir diğeri hemen tâyin olur. Mü’minlere söylemek bize vazîfedir. Kişinin o nasihatı tutup tutmamasından biz sorumlu değiliz, fakat tebliği yapmak zorundayız. Müşrikler, Efendimizin dünyadan gitmesiyle ondan kurtulacakları fesadını düşününce Cenâb-ı Hakk’tan âyet-i kerîme indi:

 “Ey Habîbim! Sen elbette ki dünyadan gideceksin lâkin senin ölümünü isteyenler de sağ kalacak değil. Belki sen onların öldüğünü görürsün de, onlar seni göremez.”

Nitekim o müşriklerin hepsi ilâhi kahır ile gitti. Efendimiz onların hepsini gördü. İşte buradan bize anlamamız gereken bir ışık yakılıyor. Mü’minler uyanık olmalıdırlar, mü’minlerin içinde bulundukları zamanı bilmeleri gerekir. Gaybı Allah bilir, bildirdiği kimse de bilir, Peygamber de bilir. Peygamberin cennetten, cehennemden, mahkeme-î kübrâdan, ebedî âhiretten haberi vardır.

     Peygamber gaybı bilmezse nasıl peygamber olur?

     Gelecekten haberi olmazsa ümmetlerini nasıl sakındırır?

     Nasıl gözetir?

Peygamber kıyâmeti bildirdigi gibi kıyâmetin alâmetlerinden de haberdâr eder. Kendi bilmez lâkin Allah bildirir. Efendimiz Kur’ân-ı Kerîm’i bilmezdi fakat Allah ona bildirdi, okuttu, o da bizi haberdâr etti.

 Müslümanlara karşı olup islâma düşman olanlar başlarının çaresine baksın, müslümanlar da sevinsin. Efendimizin dünyadan âhirete teşrif edeceğini bildiren âyet-i kerîme gelince sahâbe-i kirâmı;

“Efendimiz gittikten sonra bu ümmete kim baş olacak?” diye derin bir düşünce aldı. O zaman Efendimiz s.a.v., bu hadîs-i şerîfi buyurdu:

“Ey Eshabım! Ey Ümmetlerim! Benden hemen sonra hulefâ gelecektir.” [1]

 Hulefâ-i Râşidin vel mürşidîn vel Mehdiyyîn; Seyyidinâ Ebû Bekr, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin Efendilerimizdir. Sahâbe-i kiram tekrar sordular:

“Ya Resulullah, hulefâ da gittikten sonra ne olacak? Kıyâmet kopar mı?” 

Efendimiz; “Halifelerden sonra ümerâ gelecektir: Emir-ûl mü’minin sıfatıyla Emevîler Şam’da hüküm sürecekler, Emevîlerden sonra ise Bağdatta hüküm süren Abbasîler gelecek”  dedi. Sahâbeler sordu:

“Onlardan sonra kıyâmet kopar mı?”

“Ey ashâbım, ümerâdan sonra Peygamberin emânetine sahiplik yapacak olan Mülk (Osmanlılar) gelecek. Ümmetime başlık yapacak olan hilâfeti teslim alacak.”[2] Sahâbe-i kirâm yine sordu:

 “Onlardan sonra kıyâmet kopar mı?”

 “Hayır, ondan sonra Cebâbire devri gelecektir, islâmı hor hakir edecekler, cebâbire olanlar müslümanlara eziyet edip, kitabı saymayacak olanlardır. Onların da günleri sayılıdır. Cenâb-ı Hakk onlara da bir zaman verir, islâmı yok etmeye çalışırlarken, benim nesl-î pâkimden, temiz sülâlemden azâmet, kerâmet sahibi bir zat gönderecek; Mehdi a.s. dîn-i islâmı o meydana çıkartıp bütün dünyayı islâmın nûru ile parlatacaktır. Cenâb-ı Allah’ın bana vaâdetmiş olduğu islâmın bütün dünyaya yayılması, hükmetmesi onun zamanında meydana gelecektir”

 Diye müjde vermiştir. İkibinli yıllarda Mehdi a.s.’ın gelmesi mukarrerdir. Böylelikle dîn-i mübîn islam meydana çıkacaktır. Dua et ki, Allah seni de Mehdi Aleyhisselâma asker etsin.

Şu Deli Petro dedikleri Rus imparatorunun hedefi Rusya’yı dünyada bir numara yapıp dünyaya hüküm etmekti. Şimdi Avrupa ve Asya arasında tutulmuş durumdalar ama hayalleri sıcak denizlere varmaktır. Rusya çok iyi biliyor ki, kim Ortadoğuyu kontrol ederse üç kıtayı: Avrupa, Asya ve Afrikayı kontrol eder. Ortadoğu hem zâhir hem bâtın güç merkezidir. Rusların hayâli oraya gelmektir. Tek engelleri Türkiye ve eskiden Osmanlı imparatorluğu idi. Güneye Hint Okyanusuna ve Ortadoğuya yollar açılsın diye bu güçlü imparatorluğu bertarâf etmeye çalışıyorlardı. O zamanlar Osmanlı imparatorluğu vardı, şimdi ise yolu kesen güçlü Türk Devleti var. Türk ordusu Kuzey Irağa girince, Ruslar “Irak bölgelerine girmek uluslararası yasalara karşıdır, niye girdiniz?” diyecekler. Ve Rusya şimdi tüm gücünü topluyor ve hazırlanıyor. Türk ordusu Irak’a girdiği vakit, Ruslar kuzeyden gelecekler. Bu, Rusya’nın yüz yıllarca sürdürdükleri hayali gerçekleştirmek için son şansı, bu fırsatı kaçırırlarsa biliyorlar ki, Amerika dünyaya hüküm sürüp Ortadoğuyu tamamen kontrol altına alacak. Bu Ruslara son fırsat olduğundan şimdi aniden gelmeye hazırlanıyorlar.

Amerikanlar Bağdadın işini hızlı bitirip Suudi Arabistan’a gidecekler, çünkü oradaki yönetimden mutlu değiller. Emir Abdullâh ve yardımcıları Amerika’yı karşılar. O yüzden Amerika, zamanı gelince Suudi Arabistanı üç parçaya bölecektir; Birinci bölge kutsal yerler, bu yerler aynı eskiden olduğu gibi Haşemîlere verilecektir. Mekke ve Riyad yerlerini kontrol altına alacak. Diğer bölgeler anlamsız. Sonra Amerikanlar İran’a geçip işini bitirecek. Suriye ellerini havaya kaldıracak, Amerika’ya karşı gücü yok; Suriyenin, Lübnanın ve Mısırın, Amerikaya karşı savaşmaya güçleri yok. Bölgede en önemli ve en tehlikeli hareket Rusların hareketi olacak, kendilerini hazırlıyorlar, Asya ve Avrupanın solcularından destek bekliyorlar. Chirac ve akılsız Alman başbakanın günleri sayılmışdır. Chirac ingiltereye de karşı bir tehlike.

Akdenizde bulunan Amerikan gemilerini ateşe tutabilir. Güçlü bir ordu topluyorlar ve bekliyorlar. Türk ordusu ise Trakya’dan birlikler alıp güneye gönderiyor. Böylece Ruslara istanbul’a girmek kolay olacaktır. İkinci olarak İstanbul boş olacak, askerlerin çoğu Amik denilen bölgede olacaklar. Burası Halebin kuzeyinde bir yerdir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bir hadisine göre bu bölge büyük savaşın olacağı yerdir. Amerikan hava kuvvetlerinin üssünün bulundugu İncirlik şehrinin altında bulunuyor Amik Ovası. Bu ova, beklenen büyük harbin yeri olacaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) der ki “Beni Asfar” yani kırmızı başlılar (komünistler) Amik Ovasına gelecekler. Seksen birlik olacak ve her birinde onikibin asker. Gelecekler. Amerika gelince, diğerleri de gelecek ve bölge kilitlenecek. O yüzden Amerika Irağın işini çabuk bitirmeye bakacak. Onlar da Rusları bekliyorlar. İskenderuna çok asker dolu uçak gemileri geliyor, o bölgede ordular toplanıyor. Ve sayıları ne kadar Allah bilir.

 Büyük Şeyh Efendi, Şamdan da Amik Ovasına Ruslara karşı savaşacak bir güç gelecek diye hep bana anlatıyordu. Bu ordu üç bölümden olacak:

   Birinci birlik kaçacak, çünkü savaşmaya halleri yok,

   İkinci birlik savaşacak ve şehit düşecek.

   Üçüncü birlik yola çıkacak, Allah’tan mânevi destek yetişecek

Ve bu birlik Rus ordusunu darmadağın edecek. Türkiye’ye yollar açılacak, Ruslar bu bölgeden düşecekler. O sırada Almanlar Avrupadan Rusyaya ve Japonlar Asyadan Çinlilere saldıracak…

 Ve yine bir hadis, “Melhâme-i Kübrâ”, yâni büyük budama ve Konstantinopolisin ikinci fethi altı ay içinde olacakır, yedinci ayda Deccal çıkar”[3] der. Deccal ordusunu yahudiler ve şerefsiz kadınlardan toplar, sonra Mehdi Aleyhisselâm ve Seyyidinâ Îsa çıkarlar, Deccal ve inanmayanların işlerini bitirirler. Deccal’ın hükmü kırk gün sürer. Horosan’dan çıkar, kendisi Hint Okyanusunda bir görünmeyen adada melekler tarafından tutuluyor. Vakti zamanı gelince Hindistan’dan gelip, İrana ve Horasana yürüyecek, tüm dünyayı gezecek, gezisi Şam kapılarında son bulacaktır. Seyyidinâ Îsa gelip Deccali öldürecek, başka kimse değil. Allah bizleri Deccal ve askerlerinden ve yardımcılarından korusun.  El- Fâtiha[4]


[1] Hadîs-i Şerif: Ebû Dâvûd, Sünnet 9; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel V, 220, 221

[2] Sultan Selim Han Mısır’da son Abbâsi halîfesinden hilâfeti almıştı.

[3] Hadis-î Şerif: Kütübü Sitte, ravi: Muaz ibnu Cebel. Hadis no: 5048

[4] 25 şubat 2003/ 24 Zilhicce 1423  tarihli sohbettir.

Reklamlar
Etiketlendi:
Posted in: sohbet